Gayemiz

Yüce Kur’ân’a ve Sahîh Sünnet’e dönmek; Kur’ân ve Sünnet’i bu ümmetin selefinin (sahabe, tabiîn, etbau’t-tabiîn ve dört imamın) anladıkları şekilde anlamak, hayatın her sahasına bunları hakim kılmaktır. Nitekim Allah Teâlâ bize şöyle yol göstermektedir:

“Hidayet kendisine tebliğ edildikten sonra kim Rasûl’e karşı çıkar ve mü’minlerin yolundan başka bir yola saparsa, onu seçmiş olduğu yolda bırakır, cehenneme atarız. O, ne kötü bir yerdir.” (Nisâ, 115)

Müslümanların hayatına girmiş olan şirkin her çeşidini temizlemek… Zararlı olan her beşerî ideolojiden ve bid’atten Müslümanları sakındırmak...

Müslümanları hak din ile terbiye etmek ve onları, İslâm’ın ahkâmını yürürlüğe koymaya teşvik etmek... İnsanları, Allah’ın rızasına ulaştıracak olan İslâm’ın edeb ve faziletiyle süslenmeye çağırmak… Ancak bu haslet ile saadete erişilip zirveye ulaşılabilir.

İnsanları, Allah’ı gerçek ve sahîh anlamda sevmeye davet etmek... Bu da ancak takva ve itaatle olur. Ayrıca insanları Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem sevgisine davet etmek… Ki, bu da ona uymak ve onu en güzel örnek kabul etmekle olur.

İslâm’ın özünü bilen hadis âlimleri tarafından kusurlu görülen zayıf ve mevzu rivayetlerden Sünnet’i arındırmak… Çünkü bu iftiralar, tertemiz olan İslâm’ı bozmakta ve Müslümanların önünde engel teşkil etmektedir.

İmam Malik’in ifade ettiği şekilde, insanları Selef-i Sâlihînin yoluna döndürmek… “Bu ümmetin evveli ne ile ıslah olduysa, sonra gelenleri de öyle ıslah olur. O gün dinden olmayan şeyler, bugün de dinden değildir.”

İslâm birliğini kurmada azimli olmak ve Müslüman cemaatlerin programlarını hak üzere ve hak yolda toplamaya gayret göstermek… Müslümanların birliği yerine dağılmalarına sebep olan hizipçilikten uzak olmak. Çünkü hizipçilik, İslâm kardeşliğinin temiz atmosferini yok etmektedir.

Çağın şu andaki bütün problemlerine, İslâm’ın sunduğu çareleri ve huzuru takdim etmek… Rabbânî toplumu yeniden oluşturabilmek ve yeryüzünde Allah’ın hükmünü uygulamak için Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in ölçülerinden taviz vermeksizin çalışmak...

İşte bu, bizim gayemizdir. Ayırım gözetmeden bütün Müslümanları, bunları topluca hayata geçirmeye ve bizlere yardımcı olmaya çağırıyoruz. Çünkü bâki olan İslâm’ın yeniden yayılması için samimi kardeşlik duygularıyla, saf bir muhabbetle ve en önemlisi de Allah’ın yardımıyla bu gayeyi hayata geçirmek üzerimize büyük bir emanettir. Saf ve katışıksız gönüller Allah’ın vaadi, zaferi ve nizamının gerçekleşmesinin teminatıdır.

“…Asıl üstünlük; Allah’ın, Rasûlünün ve bütün mü’minlerindir.” (Münafikûn, 8)